Petrol Tarihi – 2

Sanayi Devrimi ve Petrol

1763’de James WATT, İskoçya’da buharla çalışan makineyi icat etti ve bu makinelerin geliştirilmesi, ulaşım ve üretimde kullanılması sanayi devrimini başlattı.

İlk başlarda ancak aydınlatmada yararlanılan petrolün, makinelerde etkin olarak kullanımıysa “içten yanmalı motor” ların icat edilmesiyle gerçekleşti. İçten yanmalı motorlar,  yakıtın motorun yanma odası adı verilen sınırlı bir alanın içinde yakılmasıyla oluşan basınç enerjisinin pistona aktarılması yoluyla çalışmaktaydı.

Petrol önce 1886’da, Daimler tarafından yapılan otomobilin motorunda kullanıldı. Kısa zaman içinde Karl BENZ, Peugeot Kardeşler, Henry FORD, Louis Renault gibi girişimci mühendislerin ilk arabalarının deposunda yerini aldı. 1800’lerin sonunda yapılan ilk araba yarışlarında 20 km gibi müthiş sürat rekorları kırılıyordu!

Bu süreçte Alman Mühendis Rudolf DIESEL’in 1882’de bulduğu dizel motorun da önemli bir yeri vardır. Rudolf DIESEL, aslında kömür ile çalışan bir motor yapmayı amaçlıyordu, ama kül sorunu onu farklı yakıtlar kullanmaya itti. DIESEL, 1900 yılında motorun sunumunu yaptığı Dünya Fuarında yakıt olarak yer fıstığı yağı (Biodizel) kullandı. Kısa sürede fıstığın yerini petrol aldı.

1846 yılında Kanadalı Abraham GESNER’in kömürden damıtma yoluyla gaz yağı elde etmesi için geliştirdiği yöntem petrol endüstrisinin de başlangıcı oldu.

1850’lere kadar yeryüzüne kendiliğinden çıkan petrol “kaya yağı” olarak da adlandırılıyordu.

Petrolün önemli ve yaygın bir enerji kaynağı olmasında, onun ayrıştırılması çok önemli bir etken oldu. Petrolün kullanım yaygınlığı, rafine edilmesiyle doğru orantılı olarak gelişti.

Petrol Ekonomisi

İçten yanmalı motorlarla hayatımıza giren petrol ve petrol endüstrisi, inanılmaz bir hızla dünyada yerini alırken, bu süreçte en önemli sektör elbette otomotiv oldu. Otomotivle beraber demiryolu da yerini karayoluna ve asfalta bıraktı. Petrolün geçtiğimiz 150 yılda dünyadaki hâkimiyetini anlatmak için yıllar içindeki üretim/tüketim miktarına bakmak bile yeterli olur.

1859’da 2000 varili (1 varil yaklaşık 159 litre) bulmayan dünya tüketimi,

1923’te 1 milyar varili,

2007’de ise 31 milyar varili geçmiştir.

Petrolün fiyatını belirlemede etki olan şirketler ve gelişmiş ülkeler karşısında petrol üreten ülkelerin bir kısmı birleşerek 1960 yılında OPEC’i (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) kurdular. Bugün OPEC’i oluşturan ülkeler dünya petrol rezervinin 2/3’ünü elinde bulunduruyor.

Uluslararası petrol şirketleri de dünya petrolünün çıkarılması, taşınması, işlenmesi ve pazarlanması yani petrol endüstrisinin bütününde etkin olarak yer alıyorlar.

Sonuçta dünyanın belli bölgelerinde bulunan ve büyük ekonomilerin “bağımlı” hale geldiği petrol 21. yüzyılda dünyada en stratejik ürünlerin başında yer alıyor. Öyle ki İngiliz Başbakanı Winston CHURCHILL’in 1936’da Avam Kamarası’nda söylediği “ Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir.” Sözü hala hatırlanıyor. Petrol, savaşların kazanılıp kaybedilmesinde bir faktör, bazen de savaşların nedeni oluyor.

07.10.2019

Devamı : Kasım 2019

Yorum Yazın