AVRUPA YEŞİL ANLAŞMASI

 

İklim değişikliği konusunda ki en radikal ve gerçekçi adım AB topluluğundan geldi. Aralık 2019 da AB komisyonu başkanı Urtsula Von Der Leyen “ Avrupa Yeşil Anlaşması” adıyla  iklimsel önlem paketini açıkladı.

AB komisyonu mart 2020 de Avrupa iklim yasasını ve izleyecekleri yol haritasını Avrupa birliğinde kabule sunacak. Yasalar çerçevesinde girişime hazırlanıyor. Peki nedir “Avrupa Yeşil Anlaşması”.

AB Komisyonunun  planı 2050 yılında kıta Avrupası’nın tam bir nötr iklime ulaşmasını sağlamak. Karbon salınımı sıfırlamak, biyoçeşitliliği korumak ve tamamen yenilenebilir enerji ile yola devam etmeyi planlamak. Tüm fosil yakıtları ve onlardan elde edilen enerji türevlerini terk etmek.  Bu yolla da büyüme hedeflerine yeni bir rota vermiş olmak.

Sıkıntılar

Elbette bu söylendiği gibi toz pembe bir dönüşüm değil. Öncelikle 10 yılda 1  trilyon avroluk bir yatırım gerekiyor ki bu da pek çok ülkede çatlak seslere sebep olmuş durumda. Rüzgar, güneş, toprak  enerjisi üreticileri ile inovasyon temelli teknoloji üreticilerine hızlı ve kontrolsüz kazanç ve güç sağlanacağı tartışma konularından biri. Ormancılık, tarım ve balıkçılık endüstrisi ise bu denli hızlı bir değişimi üretimlerinin zamana dayalı olmasından dolayı gerçekleştiremeyecekleri savında. Bunun yanında kıta Avrupası Almanya ve Polonya dışında dünyaya en az Karbon salınımı yapan bölge.

Nufüs azlığı, ağır üretim ve yüksek enerji tüketiminin olmamasına rağmen dünyanın yükünün neden Avrupa kıtasınca temizleneceği de ayrı tartışma konusu. Hatta Avrupa birliği ülkeleri arasındaki Macaristan ben kıta Avrupasında hiçbir kirliliğe sebep olmazken bu maddi külfete neden katlanmak durumundayım serzenişinde. Ha keza nükleer yatırımlar tehlike altında. Ve CO2 sertifikası almak zorunda olan X bir Alman çelik üreticisi Ukraynalı yada Rus rakipleri ile yarışamayacak hale de gelecek. Avrupa Yeşil Anlaşmasının yaptırımları sadece üretim alanında değil atıklar çerçevesinde de ağır olacak. Bu da ekstra maliyet demek.

Ekolojik vicdanın ve çevreci politikacıların bir yandan sürdürülebilir enerji yatırımcılarına gizli finansman sağladıkları tepkisi de cabası.

İthal ürünler ekstra vergiye de tabi olacağından AB dışı ülkelerde haklı bir endişe içinde.

Gezegenin sınırları zorlanırken geri adım atmak için uygulanacaklar da fazlasıyla sancılı olacağa benziyor. AB komisyonu kararlarını yasalaşırsa dünyayı ne gibi değişikliklerin beklediğini göreceğiz.

12/02/2020

Yorum Yazın