TESİSAT DONANIM DERGİSİ | ISK SODEX 2018 FUAR RÖPORTAJI

 

tesisat donanım dergisi üret brülör röportaj“2018 yılı başında iki stajyer mühendis kızımız fabrikada işbaşı yaptı. İkisi de Yıldız’da mühendislik okuyor. Fabrikanın içindeler. Gözlerim yaşararak seyrediyorum onları. Ellerinde kaynak, bir taraftan montaja yetişiyorlar bir taraftan tezgahların başındalar. Fuara gelmiş geziyorlar. Böyle çok güzel gençlerimiz var. Sanayiye yönlendirmek gerekiyor. Gençleri sahada görmek istiyoruz.”

 

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Ayşem Üreten Yönetici ortağım.  Kardeşim Arda Üreten’le beraber çalışıyoruz. 25 yıldır bu sektördeyim.  İkinci kuşak olarak devam ediyoruz.

Firmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Firmamız 1979 yılında kuruldu. Neredeyse 40 yıllık bir firma. Bu süreçte devamlı geliştirerek brülör üretimimizi devam ettirdik, geliştirdik. Hiçbir krizde brülör üretmekten vazgeçmedik. İthal bir ürüne yönelebilirdik, distribütörlük alabilirdik, üretimden vazgeçebilirdik. Ama “Önce üretim, önce Türkiye, niye devam etmeyelim?” dedik ve bu anlayışla üretimimizi sürdürüyoruz, inşallah sürdürmeye de devam edeceğiz. Öyle çok büyük hedeflerimiz yok. Bizim için sürdürülebilirlik önemli ve ürünümüzün daima kendinden iyi bahsettirmesi önemli. Dolayısıyla” kalitesi, güven vermesi, satış sonrası” hizmetlerimizin daima yeterliliği bunlar bizim için önemli kriterler. Bu doğrultuda devam ediyoruz.

Sodex Fuarı’na ne kadar zamandır katılıyorsunuz?

1987’de ilk ISO eski meclis üyelerinden Ali Coşkun 1985,87,88 ve 90’lı yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde fuar yaparak sanayicileri teşvik etti. Biz de ilk 1987’de fuarlara katılmıştık. Ondan sonraki yıllarda da sanayide ne fuarı olursa olsun devam ettik. Sodex’in ilk yıllarından beri tüm fuarlarına katıldık.

Fuarlar açısından daha önceki yıllara göre olumlu ya da olumsuz gelişmeler var mı?

Yani tabii ki ilk yıllardaki, bundan 20 sene önceki ilgi ve talep yok.  Bunun birkaç sebebi var. İnternet dünyasının artık çok etkin bir şekilde herkesin birbirine ulaşmasını sağlıyor olması… İkincisi eskisi kadar yoğun tempoda hızlı birtakım işlerin olmayışı. Bunun yanında da fuarlar ciddi anlamda buluşma, görüşme alanları. Açıkçası çoğumuz ticaret için gelmiyoruz. Birbirimizi görmek, ziyaretçilerimizi ağırlamak için buradayız.  Anadolu’dan her zaman çok insan geliyor. Biz onları ziyarete gittiğimizde bir kişi gidiyoruz. Ama onlar geldiklerinde tüm ve firma bünyesindeki pek çok kişiyi bir arada görebiliyorlar. Bu avantajları çok güzel. Bu anlamda her ne kadar ticari olarak bir parça işlevini yitirmiş gibi gözükse de ilişkilerin sürdürülebilirliği anlamında çok önemli. Hem tedarikçilerinizi, hem müşterinizi, hem de rakiplerinizi görüyorsunuz. Sadece rakiplerin ne yaptığı meselesi değil, biz rakiplerimizle de çok samimiyiz. Zaten Türkiye’de çok az üreticiyiz. Her ne kadar fuar alanı fazla büyük ve dolaşımı zor olsa da genel olarak çok olumlu buluyorum.

Firmanız için 2017 nasıl geçti?

2017 zor geçti. Ciddi anlamda Türkiye’de yatırım piyasasında daralma var. İhracat yaptığımız ülkelerde çok ciddi sıkıntılar var. Komşu ülkelerimizle yaşadığımız politik gerginlikler ihracatımızı da maalesef olumsuz etkiledi. Çok ciddi anlamda vuruyor bizi. Uluslararası siyasi polemik ya da sıkıntılar her sektöre yansıdığı gibi özellikle üretici firmaları derinden etkiliyor. Tabi bu sizi daha çok arayışa itiyor. Daha yeni pazarların peşine düşmek zorunda kalıyorsunuz. İnşallah daha iyi olacak.

2018 firmanız açısından nasıl bir yıl olacak?

Yurtiçi fuarlara Sodex hariç katılmayıp daha çok yurtdışı fuarlarına katılmayı planlıyoruz. Anadolu zaten bu fuara geldiği için tekrar oralara gitmeye gerek görmüyoruz. Zaten satış ekibimiz diğer illeri geziyor. 2018’de ağırlık verdiğimiz birkaç pazar var, onların peşine düşeceğiz.

Sektörün kadın ve genç temsilcilerine dergimizin her sayısında mutlaka yer veriyoruz. Bu vesileyle paylaşmak istediğiniz ne varsa duymak isteriz Ayşem Hanım.

Türk sanayisinin güçlenmesini istiyoruz.  Hem potansiyel, hem beyin gücü, hem de fiziki güç  olarak çok dolu bir ülkeyiz. Genç nüfusumuz çok fazla.

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada üretimden kaçış var. Gençler üretime çok sıcak bakmıyor. Gençlere üretimi biraz daha sıcak hale getirmek gerekiyor. Örneğin, imalat ya da satış için mühendis ilanı verdiğimizde gelen 100 mühendisten 90’ı satış mühendisi olmak istediğini söylüyor. Diyorum ki “Kim üretecek”? Yani “Sen Mühendis olarak üretmez isen üretimi kim yapar, kim üretecek, satışı herkes yapar.”

Gençler masa başı işim olsun, temiz iş olsun, bilgisayarım olsun diyor. 2018 yılı başında iki stajyer mühendis kızımız fabrikada işbaşı yaptı. İkisi de Yıldız’da mühendislik okuyor. Fabrikanın içindeler. Gözlerim yaşararak seyrediyorum onları. Ellerinde kaynak, bir taraftan montaja yetişiyorlar bir taraftan tezgahların başındalar. Fuara gelmiş geziyorlar. Böyle çok güzel gençlerimiz var. Sanayiye yönlendirmek gerekiyor. Gençleri sahada görmek istiyoruz.

Siz de derginizde gençlere yer verdiğiniz için güzel bir misyon edinmişsiniz. İnşallah uzun zaman sürdürür, kalıcı olursunuz. Başarılar dilerim.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne adadığımız sayımızda Sayın Ayşem Başoğlu ile yaptığımız sohbet bir başka anlamlıydı. Heyecanı, enerjisi ve dinamizmi ile bize de güç verdi. Üret Makina’nın kuşaklar boyu güçlü kadın ve erkek temsilcilerle devam etmesini çok isteriz.  

 

http://www.tesisat-donanim.com/

05/04/2018

Yorumlar (1)

Tebrikler Ayşem Hanım, Üret’e gençlere verdiği destek için teşekkür ederiz.

Yorum Yazın